HİZMETLER
ÜCRETSİZ MARKA SORGULA
NELER TESCİL EDİLEBİLİR
Marka tescili yaptırmak, markanın korunabilirliği açısından çok önemlidir. Ancak, marka tescilinin yapılabilecek olduğu ve yapılamayacak olduğu durumlar vardır. Kanuni düzenlemelerde “Markanın İçereceği İşaretler” konu başlığı altında yer alan 556 sayılı “Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 5. maddesinde marka olabilecek işaretler resmi olarak düzenlenmiş ve neyin marka olup olamayacağı buna göre şekillendirilmiştir. Buradaki işaret geniş bir anlamda kullanılmıştır. Olabilecek tüm sözcükler, söz dizileri, renklendirmeler, logolar, heceler, harfler, armalar, sayılar, üç boyutlu cisimler ve tabi ki bir markada bunların bir araya gelerek oluşturdukları kombinlerin hepsi işaret olarak algılanmalıdır. Dolayısı ile tescil edilmiş olan işaret marka olacaktır.
Tescil Edilebilecek İşaretler:
- Kişi Adları:
Kişi adları, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Kişinin hem öz adı, hem soyadı, hem de öz adı ve soy adının birlikte bulunduğu şekilde adı marka olarak tescil edilebilir. “Adil Işık”, “Ülker”, “Sabancı” ve çok daha fazlası bunlara örnektir. Bunun yanı sıra, kişinin öz adının haricinde takma adları da tescil edilebilmektedir. Örneğin gerçek adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan yazarın takma adı “Halikarnas Balıkçısı” marka olarak tescil edilebilir. Yabancı bir isim olsa bile Türkiye’de isim olarak marka tescili yapılabilir. Buna da örnek olarak “Pierre Cardin” verilebilir.
- Sözcükler:
Sözcükler, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. İster “Günaydın” gibi günlük bir isim olsun, ister teknik bir terim olsun, ister anlamı olmayan bir sözcük olsun, yine de tescil edilebilir. Şayet, bir sözcük markalaşmanın ardından firmanın sunacağı mal veya hizmetleri karşılamıyorsa, tasviri zorsa, jeneriği sıkıntılıysa, bu tür sözcükler ayırt edici bir sözcük olmadığı için marka olarak tescil edilemez. Sözcük dizileri de marka olabilir.
- Şekiller:
Şekiller, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Tescil edilebilecek markaların içerisine logolar, amblemler, fotoğraflar, grafik tasarımları, armalar, hologramlar, mühürler, etiketler ve buna benzer şekiller girmektedir. Şekillerle sözcüklerin bir arada kullanıldığı kombinasyonlar da marka olarak tescil edilebilirler.
- Resimler ve Fotoğraflar:
Resim ve fotoğraflar, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de marka olarak tescil dilip edilemeyeceği netleştirilmemiştir. Şekiller içerisinde yer alan ve marka olarak tescil edilebilenler çizimle de görüntülenebilir. Eğer ki bu çizimler, yani resimler veyahut fotoğraflar yayınlanabiliyor ve çoğaltılabiliyorsa, buna keza ayırt edici bir özellik taşıyorlarsa, marka olarak tescil edilebilirler. Şahıs fotoğrafı, hayvan, bitki, eşya fotoğrafları tescil edilebilir. Sanat eseri statüsündeki resimler de tescil edilebilmektedir. Hayali karakterler, örneğin “Kötü Kedi Şerafettin” gibi karakterler de tescil edilebilirler.
- Logo ve Armalar:
Logo ve armalar, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de marka olarak tescil dilip edilemeyeceği netleştirilmemiştir. Buna rağmen, logo ve armalar gerekli koşulları sağlaması ile birlikte marka olarak tescil edilebilirler. Grafiksel tasarımların bir araya gelmesiyle oluşan logolar, bir simgeyi taşıyan armaların tescilinde bir sorun yoktur. Buradaki önemli olan husus, ayırt edicilik özelliğinin bulunmasıdır. Örneğin, Sabancı logosu, bir yuvarlak içerisinde S – A harflerinin kombinasyonlarıyla bir araya gelmiştir.
- Harf ve Sayılar:
Harf ve sayılar, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Kendi başına, hiçbir özellik katılmamış harf ve sayıların tescil edilmesi mümkün değilken, bir araya gelecek harf ve sayıların öze olarak çizilmesi, bir anlam kazandırılması, ayır edici özelliğinin bulunması gerekmektedir. Örneğin “H” harfi kendi başına tescil edilemeyecek olsa da, Halk Bankası’nın özel tasarım “H” harfi tescil edilebilir. Buna keza, BMW yine ayırt edici bir faktörden dolayı tescil edilebilir.
- Üç Boyutlu Cisimler:
Üç boyutlu cisimler, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Bir cisme boyut kazandırmak, o cismin hacmini göstermektedir. Bir malın ambalajını ya da biçimini bu nedenle tescil etmek mümkündür. Aynı zamanda 3 boyutlu cisimler, hem endüstriyel tasarım olarak hem de marka olarak tescil edilebilirler. Bir marka tescilinde ayrı ayrı tescil edilebileceği gibi, mal veya ambalaj birlikte de tescil edilebilirler.
- Renkler:
Renkler, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de marka olarak tescil dilip edilemeyeceği netleştirilmemiştir. Eğer ki, bir üründe kullanılacak rengin ayırt edici bir özelliği varsa tescil edilebilir. Renkler bir araya gelerek de tescil edilebilir, aynı zamanda harf, rakam, sayılar, sözcükler ile bir araya gelerek de tescil edilebilirler. Bilinen, gözün aşina olduğu ana renkler tescil edilemez. Bir ara form, özel bir tasarım eklenilmesi gerekir. Bir rengin marka tescili, hakim görüşlerine göre şekillenip markalar tescil edilebilirler.
- Tat İşaretleri:
Tat işaretleri, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de marka olarak tescil dilip edilemeyeceği netleştirilmemiştir ve bu nedenle marka olup olamayacağı net olmayan bölümde yer almaktadır. Bir tat, eğer ki tescil edilecekse, buradaki ayırt edici unsurlar öne çıkar. Özellikle de bu tadı hisseden çevre görüşü bu noktada çok önemlidir. Ancak, tat şu anki teknoloji koşulları dahil, kişiye göre değişken ve özellikle bir gıda ürününün tadında ufak da olsa değişimlerin sürekli olabilme ihtimalinden dolayı marka tescilinin oluşturulması çok mümkün görünmemektedir.
- Ses ve Kokular:
Ses ve kokular, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de marka olarak tescil dilip edilemeyeceği net olmayan kategorilerden biri olarak öne çıkmaktadır. Yurtdışında tescil örnekleri olmak ile birlikte, hakim kararlarında tescil edilebileceğine varılabilme ihtimali olsa da, yine de günümüz şartlarında bir ses ve kokunun marka değerinin kazanması için gerekli altyapıların olmadığı düşünülerek kanunda netleştirilmeden bırakılmıştır. Sesler, eğer ki notaya dökülmüşse ve kokular da endüstriyel ya da laboratuar koşullarında bir çalışma ile kimyasal bir formüle dökülmüşse, benzerleri arasından sıyrılarak farklılık ve özgünlük ortaya koyduğundan marka olarak tescil edilebilir. Buradaki ses açısından önemli olan husus, sesin anlaşılabilir nitelikte olması ve tekrarının olabilmesi adına da kayıt altına alınması gerekliliğidir. Koku noktasında ise, bir kokuyu diğerlerinden ayıracak keskin bir noktası olmalıdır. Bu koşulları sağlasa bile, yine de markalaşma noktasında tescilin edilememesi de olasıdır.
- Hizmet İşaretleri:
Kişi adları, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Diğer koşullarda olduğu gibi, bir hizmetin marka olarak tescil edilebilmesi için farklığını ortaya koyması, ayırt edici özelliklerinin bulunması gerekir. Ancak, yine de üçüncü kişilerin yararı adına bir hizmet yapılıyorsa, bu marka olarak tescil edilemeyecektir.
- Diğer Fikri Mülkiyet İşaretleri:
Diğer fikri mülkiyet işaretleri, söz konusu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de tecil edilebilecek marka olarak belirtilmiştir. Burada sözü edilen diğer fikri mülkiyet işaretlere örnek verilecek olursa, kişinin açmış olduğu işletmesinin adı, ticaret unvanı, hatta kendi fotoğrafı, endüstriyel tasarımları örnek gösterilebilir. Tüm bunlar hukuken de belirlenmiş olmak üzere, diğer fikri mülkiyet işaretleri fikir ve sanat eserleri hukuku, medeni hukuk ve ilgili fikri mülkiyet hukuku mevzuatı sayesinde korunabilmektedir.
Buradan da anlaşılacağı üzere; harfler ve şekiller, kişi adları, sayılar, sözcükler, hizmetler, diğer fikri mülkiyet işaretleri üzerinde oluşan herhangi bir tartışma olmaksızın marka olarak tescil edilebileceği belirtilmiştir. Ancak üç boyutlu cisimler, resimler, fotoğraflar, logolar, armalar, renkler, ses ve kokular, tatlar açıkça kanunda belirtilmemiş olup, marka olarak tescil edilip edilemeyeceği mevcut durumlar dahilinde belli olmaktadır.
Genel olarak özetlenecek olursa; markalaşma bir ürün, hizmet, mal veya benzeri durumların garanti altına alınması ve korunması açısından çok önemlidir. Ancak bunların marka tesciline girebilmesi için ayırt edici bir işaretinin olması zorunludur.


