Markalaşmanın Başlangıç Noktası!
 Çalışma Saatleri
08:30 - 18:30

Tanınmış Marka Tescili


Tanınmış Marka Tescili

tanınmıs-marka

Tanınmış marka, toplumun hemen her kesimi tarafından kabul edilebilir bir tanınmışlığı olan ve marka değeri taşıyarak hitap ettiği hedef kitlesi ile değil, hemen herkes açısından hatırlamanın gerek duyulmadığı ve hemen akla gelebilen, bir işletme ya da belli bir ürün ile bağdaştırıldığı için akıllarda doğrudan çağrışım yapan marka demektedir. Ancak, 556 sayılı kanunda tanınmış marka tescili yapılarak markanın korunması adına ne kanun hükmünde kararname ne de uluslararası sözleşmelerde net bir açıklama bulunmamaktadır.

Tanınmış Bir Markanın Tescil Hakkı Kazanabilme Şartları

Bir tanınmış marka hakkı kazanılabilmesi için,

  • Türk Patent Enstitüsü gibi resmî bir makam tarafından tanınmış marka olduğu kabulü gereklidir.
  • Yine de, marka ile alakası olsun olmasın büyük bir kitlenin tanıdığı marka, tanınmış marka olarak adlandırılacağından, tescilli olmalarının yanı sıra başlı başına kalite sembolü olarak öne çıkar. Bu nedenle, tanınmış marka tescili yaptırılması düşünülüyorsa, hem üretici hem de tüketici açısından bu düşüncenin hayata geçirilebilmesi için tanınmışlık seviyesine ermiş olması gerekmektedir. Bu şekilde, uzun yıllar boyunca bir markaya yatırım yapıp emek verenlerin, markalarının 3. şahıslar tarafından izinsiz kullanımının söz konusu olma ihtimali nedeniyle, tanınmış marka tescili yaptırılmak istenir.
  • Eğer ki, tanınmışlık düzeyi yüksek bir marka varsa, bu markaların itibarini zedeleyecek bir kullanıma karşı marka hukuku devreye girer ve bu sayede tanınmış markalar korunur. Bu sayede de, emek verilerek büyütülmüş ve yatırımlar ile desteklenmiş markalar, marka sahiplerinin haricinde haksız yere kullanılması engellenmektedir.
  • Tanınmış bir markanın 3. şahıslar tarafından kullanılması söz konusu olduğunda, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde olacak şekilde, tanınmış marka tescili devreye girmektedir.

Tanınmış markalar, önemli bir ekonomik değer halini almaktadır. Bu nedenle, tanınmış markalar mal ve hizmet tescili yapılarak markalaştırılmasının yanı sıra, bunların dışında da korunmaktadır. Eğer ki tanınmış bir marka tescil edilmişse, 3. şahıslar tarafından taklitleri ortaya konulamaz veyahut tescil edilemezler.

Tanınmış bir markanın, marka hakkına girilmesi dahilinde marka sahibi tazminat davası açabilmektedir. Bu noktada, zaten tanınmış bir markanın ekonomik değer yüksek olacağından, talep edilebilecek tazminat bedelleri de yüksek olabilecektir. Bu nedenle, bir markanın başına gelebilecek sorunların önüne için yapılabilecek en iyi yatırım tanınmış marka tescili yaptırmaktan geçer.

Tanınmış bir marka, marka hakkı sahibinden başka bir 3. şahsın markayı tescil etmiş olması halinde de, marka hakkı nedeni ile kanun marka sahibine hükümsüzlük davası açma şansı vermektedir Bu durumda, açılabilecek olan davalar süreye bağlı değildir. Bir süre gerekli olmamak ile birlikte, eğer ki marka tanınmış bir marka ise, bu tür durumlarda belli bir süre bulunmaktadır. Bu durumda açılabilecek davanın, markanın tescil tarihi itibariyle 5 yıl içinde olmak zorunluluğu bulunmaktadır.